GÖKTÜRK DEVLETİNİN KURULUŞU VE BUMİN KAĞAN DEVRİ (535-557)

GÖKTÜRK DEVLETİNİN KURULUŞU VE BUMİN KAĞAN DEVRİ (535-557)
Göktürkler 6.yy.ın ilk yarısında altay dağlarının eteklerinde ve maden çıkartılan yakın bölgelerde geleneksel demircilik sanatlarıyla uğraşıyorlar ve tabi oldukları Jua-Juan’lara her çeşit silah imal ediyorlardı. Göktürklerin Juan-Juan’lara olan bağlılığından daha ziyade federatif bir yapıya sahip odluları biliniyor. Bumin kağan Juan-Juan hükümdarı ile eş değerde olduğunu göstermek için onun kızıyla evlenmek istemesinin reddedilmesi üzerine onun batı Wei hanının kızıyla evlenerek onları yanına çekip vurduğu ağır bir darbe sonucu juan-juan hakimiyetine son vermiştir. Bumin kağan 552 yılında resmen İl-kağan unvanını alması ve böylece eski Hun devleti başkenti Ötükeni devletin yeni başkenti yapmasıyla Göktürk devleti tamamen bağımsız güçlü bir devlet konumuna gelmiştir. Devletin batı kanadının idaresini kuruluşta birlikte çalıştığı küçük kardeşi İstemi Yabguya vermiştir. Bumin kağanın 552 yılında öldüğü ve yerine oğlu Kara Kağanın geçtiği bilinmektedir.
İSTEMİ YAPGU VE DEVLETİN BATI KANADINDA GELİŞEN
OLAYLAR
İstemi Yabgu devletin batı kanadını 552’den 576 yılına kadar Bumin Kağan’a bağlı olarak idare etti.
İstemi Yabgu ilk önce Altay dağlarının batısından başlayarak Hazar Denizine kadar uzanan sahada dağınık olarak yaşayan Töles boylarını ve on Uğurları Göktürk egemenliğini altında birleştirdi. Töles şehirlerinin çoğunun İstemi Yabgunun idaresi altında toplanmasıyla Çin’in başkentinden Akdenize’e kadar ulaşan İpek yolunun kontrolü artık Göktürklerin eline geçmiştir. Batıda Göktürklerin karşında ilk engel Akhunlar olmuştur. Akhunlar kısa zaman içersinde Asya’da rakip tanımaz bir güç haline gelen Göktürklere karşı koymak için Kuzey Çin’deki Batı Wei hanedanlığına elçi gönderdi.fakat Akhunların ittifak arayışı sonuçsuz kaldı ve İstemi Yabgu büyük kağan Mukan’ın komutanlığında yardıma gelen kuvvetlerle birlikte 557 yılında Akhun devletini tamamen ortadan kaldırdı. Akhunlar’ın ortadan kaldırılmasıyla bölgede Göktürklerden sonraki güç olarak Sasaniler ortaya çıkmıştır. Göktürk hükümdarı bölgedeki siyasi iktidarı sağlamak amacıyla kendi kızını Sasani hükümdarına vererek evlilik yoluyla ittifak kurdu. Yıkılan Akhun devletinin toprakları aralarında paylaşılıyor. İran’daki Sasani imparatorluğuyla sınır olurken aynı zaman da zamanın büyük devleti Bizans ile temasa geçmeye başladı.567 yılında İstemi Yabgu büyük bir tüccarın başkanlığında bir elçilik heyetini Bizans’ın başkenti olan bugünkü İstanbul’a gönderdi. Bizans ile Sasani devletinin arasının iyi olmaması Bizans-Göktürk ittifakının oluşmasını hızlandırdı. 569 yılının Ağustos ayında Bizans elçilik heyeti Göktürklerle ittifak anlaşması yapmak üzere Göktürk ülkesine geldi.Tanrı Dağları eteklerinde İstemi Yabgu ile Sasanilere karşı ittifak anlaşması yaptılar. Bu dış politika neticesinde Bizans-Sasani savaşları 571’de başladı. Bu arada Göktürklerin batıya ilerleyişi devam ediyordu. Ancak 576 yılında İstemi Yabgu’nun vefat etmesiyle Bizans Göktürklerle yaptığı ittifak antlaşmasına uymamaya başladı. Bu sebepten Göktürklerin ilerlemeleri durdu.İstemi Yabgu 576 yılında vefat ettikten sonra yerine oğlu Tardu geçti.
ORHUN ABİDELERİNE GÖRE GÖKTÜRK DEVLETİNİN YIKILIŞININ SEBEBLERİ
1. Devletin bölünmesi ve yıkılmasında birinci derecede sorumlu olanlar beceriksiz Kağanlar ve kabiliyetsiz idareciler idi. Bu husus Köl Tegin ve Bilge Kağan Kitabelerinde şu şekilde geçer. “Önceden Kağan Bilge imiş, beyleri de, kavmi de iyimiş. Böylece ülkeyi tutup töreyi düzenlemişler soradan kardeşler kağan olmuş küçük kardeş büyük kardeşi gibi yaratılmadığı için babası gibi zeki ve kabiliyetli değil imiş. Bilgisiz kağanlar tahta oturmuşlar buyrukları da bilgisiz ve kötü imiş.
2. devletin çöküp istilaya uğramasında ikinci derece sorumlu olanlar devletine ve toprağına sahip çıkmayan, sorumsuz davranan halk kitlesi idi. Yani Türk halklarının uygunsuz tutumu idi.
3. devletin yıkılmasının 3. sebebi ise, Çinlilerin sürekli çevirdiği entrika ve uyguladıkları kurnaz siyasetti. Bu husus Köl Tegin ve Bilge Kağan kitabelerin de şu şekilde geçer: “Çin kavminin sözü tatlı, ipeği yumuşak imiş. Tatlı sözü, güler yüzü ve yumuşak ipeği ile uzaktakileri aldatıp kendilerine yaklaştırırmış. Sonrada fesat ve nifak çıkarırmış. Onların tatlı sözüne, ipeğine aldanan pek çok Türk kavmi öldü.
2. GÖKTÜRK DEVLETİNİN KURULUŞU VE İLTERİŞ KAĞAN DÖNEMİ
Göktürk devletinin 50 yıllık fetret devrinin sonunda Aşına soyundan, Kutluğ, 680 yılında Çine karşı bağımsızlık savaşını başlattı. Türk kitlelerinin istiklal arayışını gerçekleştirmek azmi ile ortaya çıkan İlteriş Kağan, gizlice teşkilat kurarak etraftaki Göktürk ileri gelenlerini ve halkını vazifeye çağırdı. Süratle yayılan bağımsızlık hareketine katılanların sayısı kısa zamanda 5000’e kadar yükseldi. Harekete katılanların arasında büyük devlet adamı ve stratejist, meşhur kumandan Tonyukuk da bulunuyordu. Kutluk ile Tonyukuk 681’de, kuzey Çin’deki Yün-Chou eyaletine baskın yaparak 30.000 civarında at koyun deve elde ettiler. Kutluk’un ilk hedefi Ötügen idi. Dağınık Türk kitlelerini ancak Türk devletçilik ruhunun yerleşmiş olduğu Ötügen etrafında toplamak ve idare etmek mümkündü. Kutluk’un istiklal hareketinin gelişmesinden endişelenen Oğuzların tedbir olmak üzere kitanlarla ve Çin ile ittifak teşebbüsleri Göktürk seferini gerekli kıldı. Tonyukuk’un tavsiyesiyle baskın şeklinde İnekler Gölü kıyısında kazanılan savaş Oğuz tehlikesini ortadan kaldırdı. Bu savaş Göktürklerin tekrar Ötügen’e hakim olmalarını sağladı. Kutluğ, “Kağan” ilan edilerek “İletriş” (İli-devlet’i derleyip toplayan) unvanını aldı.

GÖKTÜRKLERİN DEVLET, HAKİMİYET VE MİLLET ANLAYIŞI
1. DEVLET ANLAYIŞI:
Göktürklerde “İl” deyimi, bugünkü modern devlet ve ülke anlamını taşıyan bir sözdü. Bundan başka “İl” kelimesinin Göktürkler döneminde “Ülke Toprak parçası” anlamını vermek “Yir-Sub” şeklinde Köl Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında geçtiği görülür. Göktürklere göre “halk” ile “toprak” devleti meydana getiren iki önemli unsurdu. Topraksız bir devlet düşünülemezdi. Halk toprağı ve toprak da halkı tamamlayarak bir devlet meydana getirilirdi.
2. HAKİMİYET ANLAYIŞI: Türk devletinde siyasi iktidar “Kut” kelimesiyle ifade ediliyordu. Kut’un sahibi olan devletinde sahibi idi. Siyasi hakimiyetin kişilere tanrı tarafından bağışlandığı, yani karizmatik bir yapısı da olduğu da binmektedir. İlteriş Kağan devletsiz ve kağansız bir milleti tanrı izin verdiği için derleyip toplamıştır. Türk hakimiyet anlayışının temelinde, Cihanşümul, yani bütün cihanı içine alan bir devlet fikri bulunuyordu. Kağanın başlıca vazifeleri tanrının verdiği devlet ve güç ile tanrı adına dünya nizamını sağlamak ve Türk adaletine dünyanın her tarafına yaymaktır.
3. MİLLET ANLAYIŞI: Eski Türklerin kullandıkları “Budun” sözü milleti ifade eder. Göktürklere göre bir millet “İlli Budun” ve “Kağanlı Budun” olmalıydı. Göktürk devletini kuran soylu boylara “Türk Budun” dendiğini biliyoruz. Tonyukuk yazıtındaki “ Türk Sir Budun” deyimi “Birleşik Türk Milleti” anlamına geliyordu. Göktürkler Budunu yani milleti, devletin esas kurucusu ve sahibi olarak biliyorlardı.
TURAN TAKTİTĞİ: Türkler savaş yapacağı zaman savaşa başlamadan önce, esas kuvveti saklama ve yedek güç ayırmaya büyük önem veriyorlardı. Turan taktiğinin en büyük hususiyeti sahte ricattır. Düşmanla karşılaşılmadan önce Türkler, savaş meydanın sağına ve soluna bir takım kuvvetlerini saklarlar. Daha sonra düşman ordusu Türk akıncılarıyla karşılaşıp, onlarında geri çekildiğini görünce, bütün güçleriyle saldırırlar. Daha önce gizlenmiş olan Türk askerleri düşmanın sağını ve solunu çevirerek çember içerisinde rakiplerini yok ederler.

Yorum Yaz